Anoreksiya Nervoza Erkeklerde Görülür Mü?

Anoreksiya Nervoza:  Anoreksiya nervoza genellikle ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerinde yani onlu yaşların ortası ile sonlarına doğru ortaya çıkar. Kişinin beden algısına yönelik bozukluğu ile ilişkili, kişinin fiziksel bütünlüğünü tehdit edecek şekilde yememesi ve kilo vermeye çalışması ile karakterize yeme bozukluğudur.

Anoreksiya nervoza hastalarının %5-10  kadarının erkek olduğu söylenmektedir. Cinsiyetin hastalığın seyrine etkisi konusunda ise bilgiler çelişkilidir. Genel olarak erkeklerdeki klinik seyrin kızlara benzediği, ancak erkek hastaların sayılarının azlığı nedeniyle var olan farklılıkların yeterince açıklanamadığı düşünülmektedir. Ayrıca erkeklerde anoreksiya nervozanın kadınlara göre daha kolay gizlendiği de bilinmektedir. Çünkü erkek hastaların, kıyafetler ile sıskalık görüntüsünü daha kolay kapatabilmesi ve en önemlisi ikincil amenore ( adet kesilmesi ) durumu olmamasıdır.

Erkek bir anoreksiğin daha fazla genetik yük ve daha fazla bireysel ve çevresel zorlanma göstermesi beklenir. Bu durumların sebepleri tamamen arka planda görülmeyen premorbid risk faktörleri ile ilgilidir.

Peki bu faktörler nelerdir?

  • Babalarda ve kardeşlerde obezitenin olması,
  • Aşırı koruyuculuk
  • İç içe geçmişlik
  • Evden ayrılma ve
  • Kimlik bunalımı gibi faktörler çoğunlukla tanımlanan tetikleyicilerdir.

Tedavi neyi içermelidir?

  • Kaçınma davranışı
  • Bunu güdüleyen, altta yatan dislipofobi – normal vücut ağırlığı korkusu ve
  • Dislipofobinin altında yatan olgunlaşma problemi tedavinin ana hatlarını oluşturmalıdır.

Hasta ne kadar iyileşmeye dair sözler vermiş olsa dahi, eğer psikoterapötik ilişki etkili değilse hiçbir şey onları uzun süreli tedavide tutamayacaktır. Bu yüzden;

  • Psikoterapötik ödev
  • Ailenin tedaviye dahil edilmesi ve
  • Bölünmeye karşı korunmak gerekir.

Ayrıca anoreksiya nervoza tanısı almış bireylerin çoğuna baktığımızda başka psikiyatrik hastalıkların da eş zamanlı ortaya çıktığı görülmektedir. Bu yüzden bireyin uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi ve gerekli farmakolojik tedavinin de sürece dahil edilmesi gerekebilir.

Genel tabloya baktığımızda ise asıl sorumluluk ailelerde bitmektedir. Çocuklarının ergenlik dönemine girmesi ile birlikte beden imgelerinin değişmesi ve kimlik kazanımı süreci içerisinde yaşadıkları sorunlara yönelik aile daha destekleyici bir tutum sergilemelidir. Özellikle erkek hastalarda anoreksiya belirtilerinin daha zor fark edilmesinden dolayı ailelerin daha iyi bir gözlemci olması şarttır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir